al

is. 俚́ 计谋, 圈套, 欺骗, 欺骗, 欺诈, 狡诈
-i \al aşağı etmek 1) 设计陷害, 设计搞掉; 打倒, 推翻, 废黜: O küçük ülkenin başkanını al aşağı edip koltuğunu ele geçirmişti. 他推翻那个小国的总统, 夺取了总统的宝座。 2) 打倒, 击倒; 打翻在地: Ali hasmını tutuğu gibi al aşağı etmişti. 阿里抓住对手把他打倒在地。Banka memurları hiç korkmıyarak yağmacıyı al aşağı ettiler. 银行职员们无所畏惧地把劫匪打翻在地。\al eylemek 欺骗 \alı tuzağı olmamak 没有坏心眼: Alı tuzağı olmayan biriydi, nesi varsa dilindeydi. 他这个人没有坏心眼, 心直口快。
◆ Al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz. 四两拨千斤。
II
is. ve is.
1. 血色, 红色, 绯红, 栗色, 枣红色, 胭脂色: \al bayrak 红旗 \al çuha 红色呢料 \al yanaklar 绯红的双颊 \al at 枣红马
2. 胭脂
◇ \al \al olmak 面红耳赤, 满面通红: Elif görücüye çıkınca utancından yanakları al al oldu. 艾莉芙去见相亲的人, 羞得满脸通红。-e (loğusayı) \al basmak 医́ 患产褥热病: İkinci çocuğunda ona al basmış. 听说她在生第二个孩子的时候患了产褥热。\al kanlara boyanmak 1) 受伤 2) 倒在血泊之中, 被打死 \ala bulanmak 被血染红; 变成红色 \alı \al, moru mor 面红耳赤的, 满面通红的: Çocuk alı al, moru mor geldi, heber ulaştırdı. 孩子来送信, 跑得满脸通红。Ali alı al moru mor bir hâlde dışarı çıktı. 阿里满脸通红地出去了。
◆ Al elmaya taş atan çok olur. 人怕出名猪怕壮。Al giymedin ki alınayım. 此事与我何干。Al gömlek gizlenenemez. 纸里包不住火; 要想人不知, 除非已莫为。Al kiraz üstüne kar yağar. 雪打红樱桃, 天有不测风云; 三伏天里下大雪, 农民遭殃。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.